Süreyya Tahsin Aygün ‘ü Tanımıyorsak Bu Ayıp Bize Yeter

Süreyya Tahsin Aygün ‘ü Tanımıyorsak Bu Ayıp Bize Yeter

Kaçımız Ordinaryüs Profesör Doktor Süreyya Tahsin Aygün ismini duydu ???

Bilmiyor olmamızın nedeni başlı başına başka bir konu olur; bu yazıda nedenlerine girmeyeceğim…

Lakin eminim birçoğunuz, bu paylaşımın sonuna geldiğinde “Nasıl olur da böyle bir kişi bugüne kadar bize anlatılmadı?” diye soracaktır…

Bazen Sonu Hüsranla Biter…

Tıp tarihinde aslında çok iyi niyetle başlayan, ancak ciddi başarısızlık ve ağır trajedilerle sonuçlanan bir takım üzücü deneyimler olmuştur.

Talidomid Faciası tıp tarihinin en acı verici ve en travmatik olaylarından bir tanesidir…

Talidomid, bir Alman ilaç firması tarafından epilepsi tedavisinde kullanılacak bir ilaç olarak geliştirildi.

Klinik çalışmalar sırasında ilacın sakinleştirici özellikleri anlaşılınca,

İlk olarak 1957 yılında Almanya’ da

Ve

Kısa süre içerisinde Avustralya’ya kadar uzanarak, 

Yaklaşık elli ülkede anne adaylarına özellikle sabah bulantılarına karşı yaygın olarak verilmiş reçetesiz satılan bir ürün olarak oldukça fazla rağbet gördü.

Talidomid hamilelik esnasında hiperemezis, yani gebelik bulantı ve kusmalarını önlemek için onaylandı.

Ve bu ürünü kullanan kadınların gebelikleri çok rahat ve konforlu geçiyordu.

Ne yazık ki,

Talidomid yaygın kullanılmaya başladıktan kısa süre sonra, çocukların iskelet anomalileri ile doğduğu anlaşıldı.

Uzuvların yetersiz gelişmesi ile karakterize ve “fokomeli” (fok benzeri eller-kollar) olarak adlandırılan malformasyonlu bebek doğumlarında büyük bir artış gözlendi.

Hamburg Üniversitesi Pediatri Kliniğinde 1949-1959 yılları arasında on yıllık bir süre içerisinde sadece bir fokomeli vakası gözlenmişken,

Bu sayı sadece 1960 yılında 30,

1961 yılında 164 vakaya ulaşmıştır.

Kayıtlara göre 1959-1962 yılları arasında sadece Almanya’da 2.500’den fazla, İngiltere’de 500’den fazla bebek aynı ortak kaderi yaşıyordu.

90.000’ den fazla düşük,

10.000’ den fazla sakatlık ve ölüm vakası olduğu düşünülmektedir.

(etkilenen toplam kişi sayısı tam olarak bilinmiyor)

Lakin çok ilginçtir ki,

Neredeyse tüm dünyanın mağdur olduğu bu felaket, Türkiye’ye uğramamıştı bile…


Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…



Talidomid Faciası Neden Türkiye’ye Uğramadı?

Ordinaryüs Profesör Doktor Tahsin Aygün’ün talidomid etken maddeli ilacın Türkiye’de ruhsatlandırılmasına karşı vermiş olduğu büyük çabalar bu ülkede birçok can kurtardı ve birçok bebeğin eksik uzuvlarla doğmasını engelledi…

Prof Aygün, talidomidin embriyolarda beyin gelişimini etkilediğini

Ve

Buna bağlı olarak çocukların fokomeli ile doğduğunu bulmasıyla tanınmıştır !!!

Aygün, çalışmasının sonuçlarını Sağlık Bakanlığı ile paylaşarak ve bu işin peşine düşerek ilacın ülkeye girmesini engellemiştir.

Süreyya Tahsin Aygün Sadece Talidomid Faciasını Engellemekle Kalmadı

Profesör Aygün’ün insan hayatına katkıları Türkiye’de de bir Talidomid Faciasının önüne geçmekle sınırlı değildi:

1957’de kök hücre tedavisini tanımladı,

Ve

Klinik pratiğinde başarıyla uygulamaya başladı.

Dünya üzerinde kök hücre üzerine çalışmaya başlayan ilk bilim insanı Ordinaryüs Profesör Doktor Tahsin Aygün’dür!!!

Yanlış okumadınız, evet kök hücre tedavisi…

Hem de günümüzden 60 sene öncesinde!!!

Profesör Aygün 1957’ de amniyotik sıvıda kök hücresini ilk tanımladığında bunun ne olduğunu, ne anlama geldiğini dünyada hiç kimse bilmiyordu.

Açıkçası çalışmalarını anlayamıyorlar ve anlam veremiyorlardı.

Bilimsel camia bu gerçeği, 

Ordinaryüs Profesör Süreyya Tahsin Aygün’ ün keşfinden tam 45 yıl sonra,

2002′ de Nature dergisinden okudu !!!

Süreyya Tahsin Aygün ve Genetik Bozuklukların Tedavisi

Birden fazla genotipe sahip hücrenin veya dokunun bir arada canlılıklarını devam ettirebilmeleri durumu kimera olarak tanımlanmaktadır.

Aygün genetik bozuklukların, kimera yaratılarak tedavi edilebileceğini savundu;

Ve 1972’de kök hücre tedavisinin organ naklinin yerini alacağını söylediğinde kimse ona inan(a)madı.

Halbuki Profesör Aygün,

Ne iflah olmaz bir hayalperest

Ne de bir kahindi…

O, ömrünü sadece bilime ve araştırmalara adamış bir vatanseverdi

Hatta, 

Nöronal hasarın kök hücrelerle tedavi edilebileceğine de inanıyordu;

Dünya bunun olabileceğini ise ancak milenyumda anlayabildi!!!

Profesör Süreyya Tahsin Aygün, hazırladığı insan hücre kültürü preparatlarının insanlara enjekte edildikten sonra ilgili oldukları hücre bölgelerine ulaşarak hızlı bir üreme ile:

  • Hastalıklı organın yapısını düzelttiklerini
  • Bozulan, daha doğrusu yerine getirilemeyen fonksiyonların, kök hücrelerin gelişerek üstlendiklerini kanıtlanmıştır!!!

Ek olarak,

Hücre kültürü enjeksiyon tedavileri ile mongoloid çocukların sağlıklı duruma kavuştukları da kayıtlarda yer almaktadır….

Üzücü bir şekilde haberlerde geri zekalı çocuk olarak geçiyordu

Profesör Aygün’ün bilime ve insan sağlığına katkıları zamanında anlaşılamamış bu dudak uçuklatan keşifleri ile de sınırlı değildi üstelik.

Dünyadaki ilk viral kültür ders kitabı (textbook) editörü de oydu,

Dünyada ilk liyofilize şarbon aşısını keşfeden de o!!!

O zamana dek kullanılan aşıların tamamı ancak bir hafta, 10 gün dayanmasına karşın

Aygün’ün keşfi olan aşı 16 aya kadar etkisini yitirmeden saklanabiliyordu.

Bu yeni liyofilize şarbon aşısı:

  • Bozulmadan uzun süre saklamaya ve stoklamaya uygun
  • Tümüyle güvenli
  • Aşı kaynaklı taşıyıcılığa neden olmayan (portörlük bırakmayan) ,
  • Yüksek düzeyde bağışıklık sağlayan,
  • Kuru ve az hacimli olduğundan gerek yaz, gerekse soğuk kış günlerinde istenen yere kolayca gönderilebilen nitelikleri ile uluslararası bilimsel yayınlarda övgülere mazhar olmuştur

Ez Cümle…

Ordinaryüs Profesör Süreyya Tahsin Aygün, bilim ve tıp tarihinin isimsiz kilometre taşlarından birisidir!!!

Ve ne acıdır ki,

Bu coğrafyanın çocukları o ve onun gibi daha nice değerin varlığından bile haberdar değiller !!!

Oysa ne demişti Gazi Mustafa Kemal Atatürk:

Biz mutlak gerçeği arayıp bulmaya çalışmalıyız,

Ve onu tanıtmaya gayret sarf etmeliyiz. 

Bir milletin ne yapabileceğini göstermek için tarih en güvenilir rehberdir. Biz tarihi yazdığımız zaman, olayların ve eylemlerin yapılarını birlikte ararız.

Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türklüğe ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır !!!


Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir:

Süreyya Tahsin Aygün ‘ü Tanımıyorsak Bu Ayıp Bize Yeter” için 3 yorum

  1. Hatırlatmanız ve katkınız için çok teşekkür ederim Yavuz Bey…
    Haklısınız; hatta tam olarak İstiklal Madalyalı Ordinaryüs Profesör Doktor Veteriner Hekim Süreyya Tahsin Aygün demek gerekiyor

  2. Bir tıp mensubu olmama rağmen hocamızın ismini ve dünya tıbbına yaptığı buluşlarını hiç duymamıştım
    Kabahatin büyük bölümü bizi yetiştiren hocalarımız ve daha sonra da devletimizindir
    Ruhu şâd olsun

  3. Cüneyt bey merhaba yazınızı çok beğendim güzel olmuş ama Süreyya hocanın veteriner hekim olarak eğitildiğini de belirtirseniz daha güzel olur diye düşünüyorum, selamlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir