Salyangoz, Silah ve İnsülin Üçlemesi

Salyangoz, Silah ve İnsülin Üçlemesi

Salyangoz, Silah ve İnsülin: Bu üç kelime aynı cümle içerisinde anlamlı şekilde bir araya gelemez sanırdım !!!

Oysa ki Koni Salyangozu inanılamayacak kadar ilginç bir hayvan;

Hem de öyle böyle ilginç değil…

Adı üstünde salyangoz,

Yani oldukça yavaş hareket eden canlılardan bir tanesi…

Hele bir de yaşam alanının tropik, ılık denizlerin kumla kaplı zeminleri ve mercan kayalıkları olduğunu dikkate alırsanız, beslenmesi için gerekli olan çevresindeki tüm balıkların ondan kat ve kat hızlı olduğunu tahmin etmek pek de zor olmasa gerek …

Ancak Koni Salyangozunun da bir şekilde karnını doyurması lazım;

Ki okuduğum kadarıyla kendileri vejeteryan da değil;

Deniz yosunu, börülce filan Koni Salyangozunun damak tadına pek hitap etmiyor belli ki…

Etrafından gelip geçen balıkları bu koşullar altında yakalayamayacağına göre, tek çaresi avını sersemleterek yavaşlatmak!!!

Peki nasıl???

Bu sorunun cevabı salyangozun akılalmaz kimya laboratuvarında gizlidir!!!

Konu karnını doyurnak olduğunda da en etkin silahını devreye sokuyor:  İNSÜLİN

Evet doğru okudunuz, insülin…

Koni Salyangozu, avlayacağı balığın yanına bol miktarda insulin salar,

Ve balık sudaki oksijeni solungaçlarından süzerken aynı zamanda çevresine bırakılmış olan insülini de solumuş olur…

İhtiyaç dışı insülin, balığın solunum sistemine girince de insülin seviyesindeki çok hızlı yükselişi takiben kan şekerinde ani bir düşüş meydana gelir!!!

İşte bu durum balığın hipoglisemik şoka girmesine sebep olur…

Bunun ardından salyangoz salına salına balığa yaklaşır ve ona güçlü bir zehir enjekte ederek öldürür…

Utah Üniversitesi’nden Prof Baldomero M. Olivera, Koni Salyangozundan elde edilenin eşsiz bir insülin türü olduğunu söyleyerek, “Bu herhangi bir hayvanda tanımlanan herhangi bir insülinden çok daha hızlı etkilidir” şeklinde ifade ediyor…

İnsülin, vücudun enerji için gıdalardan alınan şekeri (glukoz) kullanmasına veya ileride kullanmak üzere depolamasını sağlamak için pankreas tarafından üretilen bir hormondur,

Ve kan şeker seviyelerinin kontrol edilmesine yardımcı olur…

Gıdalarla aldığımız glukozun enerji olarak kullanılabilmesi için hücrenin içine girmesi gerekir;

Yani kandaki glukozun, hücrelerin içine girmesini düzenleyen ana mekanizma insülindir…

İnsülin yeterli seviyede değilse ya da etkisine karşı bir direnç varsa kan şekeri yükselir..

Ve kişide diyabet gelişir…

Bu durumu düzeltmek için de hastanın klinik durumu ve ihtiyacına göre, dışarıdan insülin takviyesi de dahil olmak üzere farklı  tedavi seçenekleri kullanılmaktadır…

İnsülinin Keşfi:

Diyabet tedavisinde insülin ilk defa 11 Ocak 1922’de 14 yaşındaki Leonard Thompson’ da kullanılmıştır.

Ve insülinin keşfinden bir asır sonra bir araştırma ekibi, Koni Salyangozundan şu ana kadarki en küçük ve tamamen işlevsel versiyonunu geliştirdi…

Nature Structural and Molecular Biology dergisinde yayınlanan çalışmada, koni salyangozu ve insan insülininin birçok ortak biyokimyasal özelliğe sahip olduğunu paylaşıldı… 

Ayrıca salyangozdan elde edilen form, günümüzde mevcut olan en hızlı etkili insan insülininden daha hızlı etki göstermektedir…

İnsan insülininin kan şekeri düzeylerini etkilemesi yarım saat kadar sürebilirken,

Araştırmacılar salyangozununkinin anında etki gösterdiğini (instant) ifade ediyor… 

Araştırma ekibi, insanlarda kullanılabileceği umuduyla bu konu üzerinde çalışmalar başlattı… 

İlk bulgu olarak insan insülininden daha az etkili olduğu,

Ve tek başına bugün kullanılan sentetik insülinin yerini alamayacağı sonucuna vardılar….

Çalışmalarını devam ettiren ekip, bu sefer yeni molekülünün hızlı etkili özelliği ile insan insülininin gücünü birleştirerek kombine bir insülin versiyonunu sentezlemeyi başardı…

Yeni insülini fareler üzerinde test ettiler ve tıpkı gerçek insan insülini gibi çalıştığını,

Ancak çok daha hızlı etki gösterdiğini buldular...

Bilim adamları buna “mini-insülin” adını verdi…

Mini-insülin ile yapılan hayvan çalışmaları gelecekte diyabet tedavisi için umut verici olsa da,

Henüz insanlarda kullanımı oldukça uzak görünüyor… 

Ve her yeni tedavi ajanında olduğu gibi yeni insülinin etkililiği ve güvenliliğini belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır !!!

Ve iyi ki bilim var,

Bu işin bir diyalektiği var,

Kendi araştırma metodolojisi olduğu gibi,

Aynı zamanda çok sıkı etik kuralları var…

Ve bulma, anlamlandırma, keşfetme ve ilişkilendirme arzusunu diri tutan bilimsel merak var…

Yoksa mazallah,

Salyangoz, silah ve insülin kelimelerini aynı cümle içerisinde kullanan bir kişiye,

Muhtemelen psikiyatrinin uzmanlık alanı içerisindeki hastalıklardan seçmece bir tanesini, adının önüne sıfat niyetine takarlardı…

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir:

Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


Salyangoz, Silah ve İnsülin Üçlemesi” için bir yorum

  1. Çok ilginç gerçekten. Hayret verici bilgiler. Bilim insanları daha neler keşfedecekler bu konuda, göreceğiz. İyi ki bilim var dediğin gibi…
    Android için Outlook’u edinin
    ________________________________

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.