Rahim Ağzı Kanseri Bulgularını Bilmek Çok Önemlidir

Rahim Ağzı Kanseri Bulgularını Bilmek Çok Önemlidir

Rahim ağzı kanseri ve HPV ilişkisini “Önlenebilir Bir Ölüm Nedeni, Hatta Yok Edilebilir Bir Kanser” başlıklı yazıda detaylıca masaya yatırmıştık.

Rahim ağzı kanseri, hiçbir kadının makus kaderi değildir;

Olsa olsa koruyucu tedbirlerin alınmadığı bir enfeksiyon ajanının neden olduğu sonuçtur!!!

Kısaca özetlemek gerekirse:

  • HPV bir virüstür
  • Bu virüs rahim ağzı kanseri başta olmak üzere anal, vajinal, penil, vulvar ve orofarengeal kanserlere neden olur
  • Birçok enfeksiyon ajanında olduğu gibi, henüz bakteri veya virüsle karşılaşmadan erken dönemde yapılan aşılar ileriye dönük çok yüksek seviyede koruma sağlar

Rahim ağzı kanseri, doğası gereği aslında çok agresif bir kanser türü değildir;

Ancak tüm diğer kanserlerdeki gibi, gidişatı belirleyen ana faktörlerin başında tümörün evresi gelir.

Bu nedenle çok şablon bir cümle gibi gelse de kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı…

Ve kanserlerde erken tanı konabilmesi, ancak düzenli yapılan tarama testleri ile mümkün olmaktadır.

Rahim ağzı kanseri agresif değildir, ancak oldukça sinsi bir kanserdir!!!

İleri evrelere gelinceye kadar herhangi bir bulgu ve belirti vermeyebilir; bulgular ancak hastalığın yayılmasıyla ortaya çıkmaya başlar.

Bu esnada rahim ağzı kanserine özgü bir bulgu yoktur; tespit edilebilenler başka hastalıklarda da izlenebilecek türdendir…

Örneğin cinsel ilişki sırasında kanama, pelvik ağrı, adet kanamaları dışında kanamalar, berrak ya da kokulu her türlü akıntı hastalığın habercisi olabilir ve mutlaka incelenmelidir.

Lakin bunların varlığı birçok diğer durumda da görülebileceği için hekiminiz tarafından ayırıcı tanının yapılması gerekir.

HPV Enfeksiyonu Bulaşmasından Rahim Ağzı Kanseri Gelişimine Kadar Seyir

Bu yazı serisinde bir kaç defa tekrarladım; rahim ağzı kanseri HPV zemininde gelişir.

Ancak, takdir edersiniz ki akşam yatıp sabah kanser olarak kalkılmıyor.

Öncül lezyonların oluşmasını takiben kanserin oluşması yıllar, hatta on yıllar alabilir.

HPV bulaşını takiben enfeksiyona bağlı değişiklikler görülür.

Bir çok faktöre bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösterse de enfeksiyonun başlangıç süresi genelikle üç hafta civarında olur.

Bir kişiye HPV bulaşması sonrası kanda virüs tespit edilmez, yani HPV viremi yapmaz;

Bu nedenle bir kişinin HPV pozitif olup olmadığını kan testi ile tespit etmek mümkün değildir.

Viremi yapmadığı için bağışıklık sistemi hücrelerinin saldırısından kaçabilme özelliğine sahiptir;

Doğal bağışıklık sonrasında oluşan antikor düzeyleri ise hızla azalır ve koruyucu değildir.

Yani bir HPV tipi ile enfekte olmuş ve virüs bağışıklık sistemi tarafından temizlemiş bir kadın tekrar aynı tip ile enfekte olabilir.

“HPV Enfeksiyonu = Rahim Ağzı Kanseri” Midir?

Rahim ağzı kanserinde giden süreç CIN 1, CIN 2, CIN 3 ve rahim ağzı kanseri şeklinde ilerlemektedir.

“CIN”, İngilizce “Cervical Intraepithelial Neoplasia” tanımının başharflerinden oluşturulmuş bir akronimdir,

Ve rahim ağzı dokusu içerisinde oluşan değişiklikler gibi ifade edilebilir.

Güzel Haber

HPV pozitif olmak asla ve kat’a çıkışı olmayan bir yola girmek değildir!!!

Eğer HPV ile enfekte olan her bir kişi kanser olsaydı bir kaç nesillik bir süre içerisinde muhtemelen dünyadaki insan nüfusunun %80′ i, evet yüzde sekseni bu tanıyı almış olurdu.

Şöyle ki henüz mekanizması tam olarak açıklanamamış bir şekilde kanser öncesi her evrede süreç ileri işlediği gibi herhangi bir müdahele yapmaksızın geriye de dönebiliyor.

Hatta çoğu zaman geri dönüş oranları ilerlemeden daha yüksek olarak izleniyor.

Örneğin ilk aşamada, yani CIN 1 evresinde % 70-90, ikinci aşamada (CIN 2) %40-45 ve üçüncü aşamada (CIN 3) % 30-35 oranında hastalıkta kendiliğinden gerileme görülebilir.

Ancak hangi hastalarda sürecin ilerleyeceğini ya da gerileyeceğini, şu anki bilimsel bilgi ve birikimimizle ön göremiyoruz; bunu önceden tahmin edebilmek ne yazık ki henüz mümkün değil.

Hiçbir tedavi almayan hastalarda, hastalığın ileri evre kansere dönüşmesi ise yıllar içinde olur.

Erken evrelerde rahmin alınmasına gerek olmayıp LEEP, konizasyon adı verilen basit cerrahi işlemlerle rahim ağzı kısmen çıkarılarak tam iyileşme sağlanabilir.

Bu gibi girişimsel müdahelerin doğurganlık üzerine olumsuz bir etkisi yoktur; hastalar tedavi sonrası hamile kalabilirler ve bebek sahibi olabilirler.

Sıradaki Yazı: Dünyanın En İyi Rahim Ağzı Kanseri Tarama Programının Türkiye’de Uygulandığını Biliyor Muydunuz?


Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…



Aşağıdaki Yazılar Da İlginizi Çekebilir:


Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.