Mor Cepken: Göçebe Yörüklerin Kadim Geleneği

Mor Cepken: Göçebe Yörüklerin Kadim Geleneği

Mor cepken…

Göçebe Yörüklerin kadim geleneklerinden bir tanesi olduğunu okuduğumda dayanamadım, paylaşmak istedim.

Cepkeni tek başına değerlendirdiğimizde sıradan bir üst giysisidir;

Hani efelerin giydiği, omuzlardan açık kolları yanlarda sallanan, etekleri belden yukarıda kalan bir tür yelek…

Kısaca efe yeleğidir cepken.

Bu esnada “efe” sadece er kişi için kullanılan bir sıfat değildir;

Efenin kadını da olur erkeği de !!!

Bu nedenle cepkeni kadın da giyer, erkek de;

Çünkü efelik cinsiyet meselesi değil, yürek işidir !!!

Kadın Efeler

Nasıl hakkı ödenir “Bazı kadınların içinde bir pehlivan gizlidir. Kemer belindir, çizme ayağın, börk başındır. Mademki burası bizim vatanımız; biz de bu vatanın olmalıyız” diyen Efe Ayşe, nam-ı diğer Çete Ayşe’nin…

İstiklal Savaşı sırasında düşmanları topraklardan atabilmek için birçok vatansever bir araya gelerek silaha sarılır.

Teşkilat kurarak savaşan gruplara “Çete”, teşkilatı kuran kişilere de “Çeteci” denmiştir.

Çete Ayşe de ilk çetecilerden olup ilk kez Kuvayi Milliye tarihinde efe elbisesi giymiş ve ilk kez “Efe” ünvanını almış bir mücahit kadındır.

Mücahide Emire Ayşe (sol),Mücahide Ayşe nam-ı diğer Mehmet Çavuş (sağ), Mücahide Şerife Ali (ayakta)

Şerife Ali Kübra (Çiftlikli Kübra) ise daha 17 yaşında iken katılmıştır milli mücadeleye…

Savaş bittikten sonra Gazi Kübra Efe’ye katkılarından ötürü maaş bağlanmak istenir.

Ancak Kübra Efe “Vatan’ı kurtarmanın karşılığı olmaz” diyerek maaş teklifini reddeder…

Nasıl saygı ve minnet duyulmaz mücevherlerini satarak tüfek ve asker elbiseleri alıp, hiç tereddüt etmeden Milli Mücadele’ye katılan Selanikli Ayşe Hanım’a?

Büyük Taaruz’da İzmir’e ilk giren kıtalar arasında yer almış ve başarılarından dolayı binbaşı rütbesine terfi ettirilmiştir;

Bu özelliği itibarıyla üniformalı ve rütbeli ilk kadın askerlerden biridir Selanikli Ayşe Hanım.

Dönelim Mor Cepken Konusuna…

Yörük kültüründe başlık parası gibi bir kavram yok;

Gönlünü verdikleri sevdiği er ile evlenirlermiş…

Evlilik malda, davarda değil; sevdadadır” diye bir atasözleri bile var.

Lakin dünya evine, çeyizlerinde kültürel etki gücü çok yüksek bir silah ile giriyorlar: Mor Cepken!!!

Mor cepken bir kıyafetin çok ötesinde bir anlam taşıyor…

Yörük kadınlarına tanınmış yüce bir hak,

Aynı zamanda birey olmanın simgesi!!!

Öte yandan, mor cepken Yörük erkeği için ise asla karşılaşmak istemeyecekleri, kelimenin tam anlamıyla korkunç bir kabustur…

Yörük kızlarının çeyiz bohçasına her şeyden önce Mor Cepken konur.

Kenarları sarı simgelerle işlenmiş, yelek biçiminde, mor renkli bir giysidir.

Mor Cepken, evlilikte yeri ve zamanı geldiğinde darda kalan Yörük kadınının erkeğine karşı kullandığı boşanma özgürlüğünün simgesidir.

Mor Cepken Yaptırımı

Evli Yörük kadını ihanete uğrayınca ya da kocası tarafından şiddet görünce mor cepkenini giyerek köy meydanında herkesin görebileceği bir yere oturuyor.

Anlamı: “Ben kocam tarafından kötü muameleye maruz kaldım; bu nedenle bu adamı boşadım

Bir kere mor cepken giyildiğinde akan sular duruyor, herkes işini gücünü bırakıyor ve tüm ahali kadının etrafında bir koruma kalkanı oluşturuyor.

Göçebe Yörüklüğü’nün kadına tanıdığı hakka, özgürlüğe bakın!!!

Yani mor renk ihanete uğramanın, aldatılmanın, kötü muameleye uğramış olmanın rengidir.

Biliyor musunuz, Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı‘nın adı da buradan gelmektedir.

Mor Cepken Giyen Kadının Kocasına Uygulanan Kültürel Yaptırım

Mor cepken giymiş kadının çevresinde görünmez bir kalkan oluşurken,

Boşadığı kocası ise radikal bir sosyal izolasyona maruz kalıyor!!!

Tam anlamıyla dışlanıyor,

Evden dışarı çıkacak hali kalmıyor,

Çıkacak olsa kimseler yüzüne bakmıyor…

Selam verse selamı alınmıyor,

Acından ölse kimse dönüp oralı olmuyor…

Toplumun dışladığı, yapayalnız bir insana dönüşüyor mor cepkenlinin kocası.

Adamın tek çaresi var: Ne yapıp edip, gerekirse ödünler vererek karısının gönlünü alacak ve mor cepkeni çıkartmaya ikna edecek!!!

Aksi halde ömür boyu dul kalacak, mor cepken giyilmesine neden olan adama hiçbir Yörük şaşı kızını dahi vermeyecektir…

Mor cepken,

Yörük kadınının haklarını koruyan, esirgeyen binlerce yıl öteden sürüp gelen bir TÖREDİR !!!

Oldukça etkili, toplumsal bir tepki değil mi?

Kadını birey olarak gören,

Güç ve kutsiyet atfeden,

Aynı zamanda bir imdat freni gibi ihtiyaç halinde kullanılmaya hazır bir özgürlük zırhı…

Son Söz…

Yazarken aklıma büyük hak ozanı Neşet Usta’nın sözleri geliverdi birden:

İki büyük nimetim var,

Biri anam, diğeri yarim…

Birisi var etti beni,

Birisi yar etti beni…

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir:

Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.