Kadınlar İçin Korunma Sanatı: Meme Kanserinde Erken Tanı

Kadınlar İçin Korunma Sanatı: Meme Kanserinde Erken Tanı

Meme kanserinde erken tanı, hastalığın seyri ile ilgili belki de en kritik nokta desek yanlış olmaz.

Kadınlar İçin Korunma Sanatı başlıklı yazıda yazıda kanser tanımını, sık kullanılan terminolojiyi ve ülkemizde rakamlarla kanser vakalarını;

Kadınlar İçin Korunma Sanatı: Meme Kanseri başlıklı yazıda ise bu hastalığın yükünü paylaşmıştım.

Serinin bu kısmında ise tarama ve erken tanı hakkında paylaşımda bulunacağım.

Meme kanseri tedavisinde başarı oranınını, hastanın geleceğini ve sağkalım sürelerini belirleyen en önemli faktörler:

  • Meme kanserinin evresi (yayılım durumu) ve
  • Tümörün  biyolojik özellikleridir.

Meme kanserine erken tanı konulması tedavi seçeneklerinin sayısını çoğaltır, tedavinin başarı şansını yükseltir ve genel sağkalım oranını dramatik bir şekilde arttırır.

Meme kanseri, belirtiler ortaya çıkmadan tarama testleri ile tespit edilirse başarı ile tedavi edilebilir ve hastalar yaşamlarına normal şekilde devam edebilirler.

Öncelikle bir konuda netleşelim…

Bazı bulguların varlığı sizde kanser olduğu anlamına gelmez;

Kanser tanısı detaylı değerlendirme ve incelemeleri takiben ancak patoloji sonucuyla konabilir.

Ancak aşağıda listeleyeceğim durumların varlığında, mutlaka konunun uzmanı bir doktor tarafından muayene gereklidir:

  • Memenin diğer bölgelerinden farklılaşan yumru veya deri üzerinde kalınlaşma
  • Meme derisinde “portakal kabuğu” görünüm veya çukurlaşma
  • Meme ucu şeklinin veya pozisyonunun sonradan değişmesi
  • Memede sonradan meydana gelen büyüklük ve şekil değişimi
  • Meme üzerinde veya meme ucunda kızarıklık ve kaşıntı
  • Tek veya her iki meme ucundan gelen akıntı
  • Memede veya koltuk altında meydana gelen sürekli ağrılar
  • Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde oluşan şişlik

Meme Kanserinde Erken Tanı İçin Üç Temel Yöntem:

  • Evde kendi kendine yapılan meme muayenesi
  • Doktor tarafından yılda bir yapılan meme muayeneleri
  • Mamografi (ve/veya meme ultrasonu)

Kendi Kendine Meme Muayenesi

Kendi kendine meme muayenesi 20 yaşından itibaren yapılmalıdır ve menopoz sonrası dönemde de devam ettirilmesi gerçekten çok önemlidir.

Meme dinamik bir organ olduğundan ve ay boyunca hormonal değişiklikler nedeniyle farklılıklar gösterebileceğinden, kendi kendine meme muayenesi için adet bittikten yaklaşık 5-7 gün sonrası tercih edilmelidir.

Diğer zamanlarda adet döngüsü esnasında seviyesi değişen kadınlık hormonlarına bağlı olarak meme yoğunluğu da değişiklik gösterir ve elle muayene yeterince hassas yapılamaz.

Adet görmeyen kadınların da ayın belirli bir günü kendilerini muayene etmeleri önerilmektedir

Düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi ile hep aynı dönemde memesini kontrol eden kadın, kendi memesinin normalini öğrenmiş olur;

En ufak bir yapısal değişiklikliği anında farkeder….

Ancak…

Kendi kendine meme muayenesi gerekli, ama yeterli değildir!!!

Çünkü bir meme kanseri ele gelen boyuta 8-10 yılda gelmektedir…

Oysa,

Mamografi ile kitle ele gelmeden 3-4 yıl önce meme kanseri yakalanabilmektedir

Mamografi:

Meme kanserinde erken tanı için yapılan tetkiklerin başında mamografi gelmektedir.

Mamografi, aslında temel olarak memenin iki tabaka arasına sıkıştırılarak bir röntgen filminin çekilmesidir diyebiliriz.

Kulaktan kulağa yayılan bir söylenti olarak mamografi kadınlar arasında çok ağrılı bir yöntem olarak bilinmektedir.

Doğru ve tecrübeli bir radyoloji teknisyeni tarafından çekilen mamografinin, hiçbir zaman dayanılmayacak kadar ağrılı olmaması gerekir.

Mamografinin en önemli özelliği ise çok hassas bir teknik olmasıdır.

40 yaş üzerindeki tüm kadınlarda, meme ile ilgili yakınması olsun veya olmasın her yıl mamografi çekilmesi, erken teşhis açısından büyük önem taşır.

Mamografi, meme kanseri toplu taramalarında en geçerli yöntem olarak kabul edilmektedir.

Meme Ultrasonu:

Genç kadınlarda meme dokusu daha yoğun olduğu için mamografinin duyarlılığı düşük olabilyor;

Bu nedenle 40 yaş altı kadınların taramasında ilk tercih edilen yöntem meme ultrasonudur. (USG)

Ayrıca 40 yaş üstündeki kadınlarda da, eğer mamografide bir lezyon görülürse, bu lezyonun yapısını anlamak için ultrasonografi önerilir.

Ek olarak biyopsi yapılacaksa da kılavuz yöntem olarak meme ultrasonu kullanılır.

Meme ultrasonografisi ön hazırlık gerekmeden, her zaman yapılabilen bir tetkiktir.

Radyasyon içermeyen bir tetkik olması nedeniyle gebelik sırasında da rahatça yapılabilir. 

Meme Kanserinde Erken Tanı Neden Önemlidir?

Hastalığın seyrini göstermek açısından tümör boyutu ve koltukaltı bezi tutulumu kritiktir.

Bunların durumuna göre meme kanserinde 5 yıllık yaşam oranları tahmini yapılır….

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere tümör boyutu 0.5 santimetreden küçük ve lenf bezi tutulumu olmadan önce tespit edilirse 5 yıllık yaşam şansı %99.2′ dir.

Aynı boyutta bir tümörde dörtten fazla lenf tutulumu ollması durumunda ise bu ihtimal %59′ a inmektedir.

Boyut büyüdükçe ve tutulan lenf bezi sayısı arttıkça beş yıllık yaşam ihtimali de ters orantılı olarak artmaktadır.

Özetle,

Ne kadar erken evrede yakalanırsa, hastalık o kadar kolay yönetilebilir olmaktadır.

Sıradaki Yazı: Mamografide Maruz Kalınan Radyasyon

Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


Aşağıdaki Yazılar Da İlginizi Çekebilir:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.