Hakkımda

Merhaba,

Ben Dr Cüneyt Yardımcı…

2000 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nden mezun olduktan sonra 11 yıl süreyle Bursa’ da hekim olarak görev yaptım.

2011 yılı itibariyle kariyerime ilaç sektöründe devam ettirme kararı aldım,

2011 – 2013 yılları arasında GlaxoSmithKline, 2013 – 2018 arasında MSD ve 2018 – 2022 arasında da Boehringer Ingelheim ‘da medikal departman içerisinde medikal müdür, grup medikal müdür ve tedavi alanı lideri rollerinde birçok farklı tedavi alanında görev aldım.

2022 Ocak ayı itibarıyla ise PPOC (Primary Point of Contact) Coach rolünde Roche Türkiye çalışanıyım.

Paylaştığım tüm içerikler kişisel fikrim ve görüşümdür, mevcut ya da geçmiş işverenlerimin görüşünü temsil etmeyebilir.

Burası güncel konular hakkında çok konuşulmayan ya da akıllarda soru işareti bırakan noktaları farklı kaynaklardan inceleyerek kendi yorumlarımla harmanladığım bir blog…

Adı bu nedenle adı PaylaşıYorum

Buraya karaladıklarım bazen bir bilgi paylaşımı,

Zaman zaman bir dost sohbeti,

Ara sıra geçmişi yad etme,

Ama nadiren de bir haykırış…

Evet…

Nadiren de olsa bir haykırış;

Çünkü bilmek acıtır bazen!!!

Hele hele doğruluğu bilimsel kanıtlarla ispatlanmış olan gerçeklere karşı bireysel çıkarlar doğrultusunda dogmaların pompalandığı,

Kanıta değil de kanaate dayalı iddiaların her kanaldan savunulduğu,

“Bana göre öyle, ben böyle düşünüyorum…” ile başlayan cümlelerin topluma verdiği ve vereceği zararı düşünmeden pervasızca sarfedildiği zamanlarda,

Gerçekleri biliyor olmak daha da bir acıtır içinizi…

Aslında ne de güzel demiş Fuzuli:

Söylesem tesiri yok,

Sussam gönül razı değil…

Bu nedenle bildiğiniz, inandığınız, belki de kendinizi adadığınız bir konuda size dokunan bir şey varsa susamazsınız, duyurmak istersiniz sesinizi….

Bazen gönül telinize dokunan bir hikayedir paylaşmak istediğiniz,

Kimi zaman faydalı olacağını düşündüğünüz bir bilgi parçacığı,

Zaman gelir isyanın sesidir içinizden yükselen…

Çünkü yanlış olanı görüyorsanız teslimiyet yerine karamsarlığa, umutsuzluğa inat elinizden gelenin en iyisini yapmak istersiniz…

Örneğin denizyıldızı ve çocuğun hikayesinde olduğu gibi…

Küçük bir çocuk varmış…

Çocuk her dalga ile kıyıya vuran denizyıldızlarını, bir sağa bir sola koşuşturarak denize geri atmaya çalışıyormuş…

İleriden onu izleyen bir adam usul usul yanına yaklaşmış ve demiş ki,

Evlat uzun süredir seni izliyorum,

Baksana koşturmaktan kan ter içerisinde kaldın…

Sen bir denizyıldızını denize geri atana kadar dalgalar yüzlercesini kıyıya geri atıyor!!!

Bırak bu beyhude çabayı; yorma kendini boşuna…

ZATEN HANGİ BİRİNE YETİŞECEKSİN Kİ???

Yaşı küçük, ama yaptığı işe inanan koca yürekli çocuğun adama verdiği cevap ise:

Haklısın,

Hepsine yetişemeyebilirim…

LAKİN DENİZE GERİ ATABİLDİKLERİM İÇİN HAYAT DEVAM EDİYOR!!!


(Bu hikayeyi sesli dinlemek için buraya tıklayınız)

Hayatım boyunca hep bu kıssadan hisseden ilham aldım ben…

Çünkü denize geri atabildiğim tek bir yıldız bile olsa tüm çabaya değer!!!

Bu nedenle önceden aldığım notların ya da farklı platformlardaki paylaşımlarımın derli toplu bir arada olmasını istedim …

Özetle bu blogu hazırlarken herhangi bir beklenti ya da menfaat kaygım hiç olmadı,

Doğru bildiklerimi elimden geldiğince, dilim döndüğünce paylaşmaya çalışıyorum sadece…

Tek beklentim;

Eğer;

İçerik hoşunuza gittiyse,
Doğru, dengeli ve tutarlı olduğunu düşünüyorsanız,
Faydalı bulduysanız,
Başkalarının da yararlanmasını isterseniz,
Lütfen paylaşınız…

Çünkü bilgi paylaştıkça çoğalır !!!


Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


Hadi birlikte bir şeyler inşa edelim…