DELTA VARYANTI: Başımızın Yeni Belası

DELTA VARYANTI: Başımızın Yeni Belası

Mutasyona uğramak, COVİD-19′ a özgü bir durum değildir;

Aslında hemen hemen tüm virüsler varlıklarını devam ettirebilmek ve kendileri için en uygun koşulları sağlayabilmek için yapılarında bir takım değişiklikler gösterirler…

Bizler için sıkıntılı kısım ise bu mutasyonların ne zaman ve hangi sıklıkta oluşacağı ile sounuçta nasıl bir etkiye neden olabileceklerini önceden öngörememizdir;

Bir nevi “olay yeri inceleme” ekibi gibi eylemin hep bir adım geriden izlemek, bıraktığı izlerden sonuca varmak durumundayız.

Bu mutasyonların bir kısmı kısa sürede ortaya çıkarken, bazı durumlarda çok uzun zaman da alabilmektedir.

Mutasyonlar sonucu ortaya çıkan varyant virüsler , hastalığın karakterinde değişikliğe neden olabileceği gibi (daha ağır enfeksiyon, daha hızlı bulaş, etkilediği hasta popülasyonunda farklılık vb) ;

Bazen de süreç insanoğlunun lehine işler ve virülansda azalma ile enfeksiyon kendi kendisini sınırlar…

COVİD-19 için de yüzlerce varyant tanımlanmakla birlikte, şu ana kadar en sık karşılaştıklarımız :

  • Orijinal Virüs:  SARS-CoV-2
  • İngiltere Varyantı: B.1.1.7
  • Brezilya Varyantı: P.1
  • Afrika Varyantı: 501.V2
  • Hindistan Varyantı: B.1.617 idi…

Son günlerde ise ise başımıza bir de Delta Varyantı çıktı !!!

Delta varyantı kökenini Hindistan’dan alıyor,

Kod adı B.1.617.2,

Aslında ilk 2020 sonlarında Hindistan’ da tespit edilmişti bu Delta Varyantı;

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 31 Mayıs 2021′ de, B.1.627.2′ ye Delta Varyantı adını vererek isim babası oldu aslında bu yeni varyantın….

Aslında bu kısma kadar (biraz da kendimi zorlayarak) eğlenceli bir uslup kurmaya çalıştım; lakin açıkçası bu satırdan sonra paylaşacaklarım pek de keyifli olmayacak !!!

Çünkü Delta Varyantı şu ana kadar karşılaştığımız en vahşi ve saldırgan tip gibi görünüyor; açıkçası ben de Amerikalı epidemiyolojistlerin yalancısıyım…

Hipotezleri eğer doğru çıkarsa, bizleri oldukça sıkıntılı günler bekliyor gibi görünüyor ne yazık ki…

Anthony Fauci , 23 Haziran günü yaptığı açıklamada Delta Varyantın artık ABD’ de yeni teşhis edilen vakaların ~%20’sini oluşturduğunu ve haftalar içinde baskın COVID19 türü haline geleceğini söyledi. Üreme hızının da oldukça yüksek olduğunu belirterek; 1 haftada Delta Varyantı oranının ikiye/üçe katlandığını ekledi…

Bu öngörünün temeli ise Birleşik Krallık deneyimine dayanıyor; çünkü başlangıçta oldukça sınırlı iken şu an yeni teşhis edilen enfeksiyonların %90′ ından fazlasını Delta Varyantı oluşturuyor.

Fauci, bir kaç hafta ile bir ay kadar bir süre içerisinde ABD’ de de baskın varyantın bu olacağını “gerçekten üzücü haber işte bu” şeklinde duyurdu…

İlk olarak Hindistan’da ortaya çıkan varyant, dünyaya hızla yayıldı; WHO yetkilileri en az 92 ülkede Delta Varyantı bulunduğunu ifade ediyorlar.

Peki bu o kadar önemli mi???

Vaka sayıları çoğu ülkede dramatik bir düşüşe geçtiğine,

Geri kalan bir çok yerde de en azından stabil gittiğine göre

Hakim olan varyant ha alfa, ha beta, ha delta olmuş çok mu farkeder????

Ne yazık ki çok farkettiğini söylemek zorundayım…

Çünkü:

  • Delta Varyantı bugüne kadarki en hızlı bulaşan tür
  • Daha ağır hastalık riski taşıyor
  • Her ne kadar tam program 2 doz aşıdan oluşsa da, mRNA aşılarının ilk dozdan 2 hafta sonra dahi oldukça iyi bir koruma sağladığını biliyoruz; bu varyantta ise tek doz biraz sorunlu…

Brezilya Varyantı ya da P.1 olarak bildiğimiz; yeni tanımlama göre ise Gamma Varyant’ ın “en hızlı bulaş” rekorunu elinden aldı; hatta açık fark attı !!!

Karşılaştırmalı bir tabloda bakacak olursak:

Ve bu varyant, sirkülasyonda olan virüs yüküne bağlı olarak özellikle aşılama oranlarının daha düşük olduğu bölgelerde ciddi sorun yaratıyor !!!

Örneğin, ABD’ de aşılanma oranı açısından eyaletler arasında büyük farklar var,

Ve oranın düşük olduğu eyaletlerde şimdiden keskin artışlar gözlenmeye başladı bile !!!

Son 2 haftalık vaka sayısında ABD’ de genelinde % 21 azalma varken;

Bu durum aşılama konusunda başarılı bir iş çıkartamayan Oklahoma’ da %68 artış, Missouiri’ de %45 artış, Arkansan’ da %42 artış olarak gözlenmiş !!!

Joe Biden bile geçen hafta Delta Varyantın özellikle en düşük aşı oranlarına sahip genç insanlar için tehlikeli olduğu konusunda uyardı….

Bu, daha kolay bulaşıcı, potansiyel olarak daha ölümcül ve özellikle gençler için tehlikeli olan bir varyanttır

Joe BIDEN

Ne yazık ki geliyor gelmekte olan !!!

Delta Varyant şu anda 3 büyük ülkede (İngiltere, Rusya, Portekiz) %96 ‘ dan fazla oranda baskın tip !!!

ABD’ de şu anda tüm vakaların %31’inde, sadece bir hafta önce ~%10’dan azdı;

Delta Varyant oranı katlanarak artıyor,

Bu esnada Alfa Varyant oranı hızla düşüyor;

Ve sadece toplam vaka sayısına bakmak gizli tehlikenin daha da maskelenmesine neden oluyor !!!

Çünkü şu anlık toplam vaka sayısına etkisi çok hissedilir olmasa da boşluklar hızla şu ana kadar ki en agresif varyant ile doluyor !!!

Fauci, geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili ciddi bir uyarı paylaştı: “Bizim endişelendiğimiz şey aşısız insanlar… Eğer aşısızlarsa ciddi risk altındadırlar”

“12 yaşından küçük çocukların mevcut aşılardan herhangi biri için çok küçük kalıyor;

Henüz bu yaş grubu için incelemeler tamamlanmadı.

Bu nedenle, ebeveynlerin çocuklarını varyantlardan koruyabilmesinin en iyi yolu aşılanacak yaştaki herkesi aşı olmak için teşvik etmek ve toplumda virüs sirkülasyonunu azaltmak”

Anthony FAUCI

COVID19 vakalarında olan şey aşağıdaki infografik videoda çok güzel anlatılmış:

Aslında varyantlar arasında bir değiş tokuş ve saldırgan olanın diğerlerini yerinden etme durumu söz konusudur…

Delta varyant oranı ABD’ de şu an için yeni vakaların %20 – 30′ u civarında;

Avrupa CDC (European Centre for Disease Prevention and Control) Ağustos ayına kadar Avrupa genelinde de Delta Varyantın %90′ lara ulaşacağı konusunda uyarıyor.

Avrupa CDC’si, Delta Varyantın Ağustos ayı sonuna kadar Avrupa Birliği’ndeki tüm COVİD19 vakalarının %90’ını oluşturmasının beklendiği konusunda uyarıyor.

Delta şimdiden 23 AB ülkesine yayıldı;

Portekiz’deki yeni vakaların %66’sı,

Moskova’da ise %90’ı Delta Varyanttır

Delta Varyantın temelde bugüne kadarki en hızlı bulaşan tür olduğunu biliyoruz,

Bu nedenle hem kendimizi,

Hem de aşılama için uygun olmayan bireyleri ve çocukları korumanın en güvenli yolu toplumda aşılama oranını yüksek tutarak dolaşan virüs yoğunluğunu azaltmaktır !!!

Ve buna ek olarak, maske – mesafe için daha ciddi nedenimiz var…

Bu varyant Hindistan tepe noktaya vardığında, ülkede bir günde 13 – 14 milyon yeni vakaya neden olduğunu biliyoruz !!!

Ve aynı şekilde ~ 1,6 milyon insanın ölümüne neden oldu !!!

“İçimizi kararttın, hiç mi iyi birşey söylemeyeceksin?” dediğinizi duyar gibiyim…

Güzel haberler de var:

İki doz mRNA aşısı klasik enfeksiyona göre bir miktar azalmış olsa da, delta varyanta karşı oldukça iyi iş çıkartıyor !!!

Ancak tablodan da göreceğiniz gibi ilk dozdan iki hafta sonra delta varyanta karşı etkililik ancak %33′ lerde kalıyor; en iyi senaryoda %40′ ın altında…

Ancak ikinci dozdan sonra etkililik mRNA aşısında %80′ lerin üzerine çıkıyor !!!

(Söylemekten hicap duyuyorum, ama inaktif Çin aşısı için daha elimizde klasik enfeksiyona karşı etkililik konusunda bile tatmin edici veri yokken; alfa – beta – gamma konusunda cevap beklememek gerekiyor)

Özetle,

Bir tehlike var,

Ve artık sinsice değil, bağıra bağıra geliyor…

Özellikle Rusya’ da son günlerde yeni vakalar arasında Delta Varyant oranı %90′ ların üzerinde !!!

Bu noktada

Kendinizi,

Sevdiklerinizi,

Yaşı itibariyle aşı olmaya uygun olmayan çocuklarınızı,

Ve çevrenizdeki diğer insanları korumak için aşı olmakta gecikmeyin !!!

DELTA VARYANTI: Başımızın Yeni Belası” için bir yorum

  1. Teşekkür ederim bilgilendirmen için.

    Android için Outlook’u edinin

    ________________________________

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.