Molnupiravir: COVİD-19 Tedavisi İçin Yeni Bir Umut

Molnupiravir: COVİD-19 Tedavisi İçin Yeni Bir Umut

ABD menşeli global bir üretici tarafından paylaşılan basın açıklaması sonrası, gözler COVİD-19 tedavisi için yeni bir umut ışığı olan molnupiravir etken maddeli ilaca çevrildi.

Firma tarafından yapılan açıklamada, COVİD-19 semptomları ortaya çıktıktan sonraki 5 gün içinde molnupiravir etken maddeli ilacı alan bireylerin plasebo alanlara göre hastaneye yatma ve ölüm oranının yarı yarıya azaldığı bildirildi.

COVİD-19 Tedavisi İçin Yeni Bir Umut Olan MOLNUPİRAVİR’ i Yakından Tanıyalım:

Molnupiravir etken maddeli ilaç, klinik çalışmalarda MK-4482 ve EIDD-2801 isimleri ile de biliniyor.

Molekül, virüsün kendi kopyalarını oluşturması için gerekli enzim olan viral polimerazı hedefliyor.

Bu sayede coronavirüs genlerinin içinde eklediği “hata kodlarıyla” ilaç virüsün kendini çoğaltmasını engelliyor.

Daha teknik açıklamak gerekirse,

Virüs genomu kopyalanırken, sitidin nükleositi yerine bu ilaç molekülü giriyor,

Yani bir nevi virüs genetik yapısına bir “Truva Atı” sokulmuş oluyor,

Bu durum da virüsün genom kopyalanmasını olumsuz şekilde etkiliyor.

Molnupiravir Etki Mekanizmasının Aşılardan Farkı Nedir?

Mevcut kullanımda olan tüm COVİD-19 aşılarının hedefi “spike protein” adını verdiğimiz yapıdır.

Oysa, molnupiravir aşılardan farklı olarak spike proteinine bağlanmıyor.

Bunun yerine virüsün kendi kopyalarını yapabilmesi, yani çoğalması için gerekli bir enzim olan viral polimerazı hedefliyor.

Varyantlar arası farklılıklar da spike protein ile ilişkili olduğu için, molnupiravirin etki mekanizmasındaki farklılıktan ötürü tüm varyantlara eşit derecede etkili olması bekleniyor.

Molnupiravir Klinik Çalışma Sonuçları:

Molnupiravir (MK-4482 ya da EIDD-2801), COVİD-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin çoğalmasını güçlü bir şekilde durduran ve henüz ruhsatlanmamış bir tedavi ajanıdır.

Birkaç pre-klinik (klinik öncesi) çalışmada, ilacın profilaksi (hastalığın önlenmesi), tedavi ve bulaşmanın önlenmesi dahil olmak üzere SARS-CoV-2’de etkililiği gösterilmiştir.

Ek olarak, klinik öncesi ve klinik veriler, molnupiravirin en yaygın SARS-CoV-2 varyantlarına karşı da etkili olduğunu desteklemektedir.


Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…



Faz IIa verilerde molnupiravirin, hastanın viral yükünü azaltabileceğini gösterilmiştir.

Faz IIa yayınına göre, virüs izolasyonu, üçüncü günde plasebo grubunda %16.7’ye kıyasla 800 mg molnupiravir grubunda %1.9′ olarak bulunmuş ve sonuçların istatistiksel olarak anlamlı bir farkı temsil ettiği belirtilmiştir.

Henüz yayınlanmamış MOVe-OUT ve MOVe-AHEAD çalışma tasarımlarına clinicaltrials.gov’ dan erişmek mümkündür.

Çalışma kapsamında değerlendirilenler:
• 18 yaş ve üstü,
• Hamile olmayanlar
• Emzirmeyenler,
• Hafif veya orta şiddette COVİD-19 enfeksiyonu geçirenler
• Ve ek olarak COVİD-19 hastalık riskini arttıracak en az bir ek durumu olanlar

COVİD-19 hastalık tablosunu kötüleştirecek en yaygın risk faktörleri olarak obezite, ileri yaş (+60), diyabetes mellitus ve kalp hastalığı belirlenmiş.

Ancak COVİD-19 nedeniyle hastaneye yatanlar bu çalışma kapsamında değerlendirilmemiştir.

MOVe-OUT Çalışmasına Amerika, Kanada, Almanya, İngiltere, Fransa, Rusya, İspanya, İtalya, Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Mısır, Guatemala, İsrail, Japonya, Meksika, Filipinler, Polonya, Güney Afrika, İsveç, Tayvan ve Ukrayna’ dan 170 merkez hasta vermiş.

Molnupiravir, Faz 3 Çalışması Ara Analizinde Hafif veya Orta Derecede COVİD-19 Hastalarında Hastanede Yatış veya Ölüm Riskini Yaklaşık Yüzde 50 Azalttı:

Ara analizde, plasebo ile tedavi edilen ve hastanede yatan veya ölen hastaların % 14.1’i ile kıyaslandığında, molnupiravir alan hastaların %7.3’ü 29 gün boyunca hastanede kaldı.

Yani, molnupiravir hastaneye yatış ihtiyacını veya ölümü yarıya azaltıyor!!!

Tedaviyi takip eden 29 gün süresince, plasebo alan hastalarda 8 ölüm gözlenirken, molnupiravir alan hastalarda ölüm rapor edilmemiş.

Bağımsız bir veri izleme komitesinin tavsiyesi üzerine ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile görüşmeler sonucunda, elde edilen bu pozitif sonuçlar nedeniyle çalışma planlanandan daha erken tamamlanmış.

Bir İlacın Etkiliği Kadar Güvenliliği De Önemlidir:

Çalışma esnasında gözlenen herhangi bir istenmedik olay oranı molnupiravir kolunda %35, plasebo kolunda ise %40 olarak tespit edilmiş.

Benzer şekilde, ilaca bağlı istenmedik olay ve yan etki oranı da her iki grup arasında karşılaştırılabilir bulunmuş. (Molnupiravir %12 – Plasebo %11)

Herhangi bir yan etki nedeniyle tedaviyi bırakma oranı plasebo grubunda %3.4 iken molnupiravir kolunda %1.3 olarak tespit edilmiş.

Firma ilaç ile ilgili ruhsat başvurularına en kısa sürede başlayacağını beyan ediyor;

Eğer onaylanırsa, molnupiravir COVİD-19 için ilk oral anti-viral tedavi ajanı olacak…

Akıldan Çıkarılmaması Gereken Noktalar:

Başlangıçta da bahsettiğim üzere, tüm bu gelişmeler COVİD-19 tedavisi için ancak yeni bir umut niteliğinde;

Çok değerli veriler geliyor olsa da henüz ortada ruhsatlı bir tedavi ajanı bulunmuyor…

Ve henüz ortada fol yok, yumurta yokken aşı olmaktan imtina etmek ya da ertelemek çok büyük hata olur!!!

Velev ki ürün kullanıma sunulsa bile, %90 üzerinde etkililik göstermiş bir aşının yerini, %50 etkinlik göstermiş bir tedavi ajanı asla tutamaz…

Lütfen sap ile samanı karıştırmayalım…

Aşılar, bizler için sağlık kaskosu niteliğindedir;

Henüz hastalık tablosu ortaya çıkmadan, geleceğe yönelik koruma sağlar.

Zaten aslolan, hasta olmamaktır!!!

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.