Cesaret, Nazi Baskısının Karşısında Tek Başına Durabilmektir

Cesaret, Nazi Baskısının Karşısında Tek Başına Durabilmektir

Hamburg, 1936…

3 Haziran günü Horst Wessel adlı savaş gemisinin denize açılış kutlamalarının başlangıcında o devasa kalabalığın içerisinde, büyük bir cesaret örneği göstererek Nazi selamı vermeyen bir kişi vardı…

Orada sadece tek bir kişi “Heil Hitler” diyerek sağ kolunu kaldırmayı reddetti!!!

Bu adamın adı August Landmesser…

August Landmesser, Almanya’nın Hamburg kentinde Blohm+Voss tersanesinde işçi olarak çalışmaktaydı.

Yetkililerle zaten başı dertteydi,

1931 yılında iş bulma umuduyla katıldığı Nazi Partisinden (NSDAP/ National Sozialistische Deutsche Arbeiter Partei) ihraç edilmişti.

Gerekçe, 1935 senesinde nişanlanmış olduğu Irma Eckler’in Yahudi olması idi…

Ancak işlediği bu büyük suçun (!) hükmü sadece ihraç ile sınırlı kalmamış,

Bir Yahudi kadınla birlikte olduğu için Temmuz 1937’de Nazilerin ırkçı Nürnberg kanunları (Nürnberger Gesetze) gereğince “kendi ırkına saygı duymamak” suçlamasıyla yargılanarak ağır çalışma cezasına çarptırılmıştı.

August Landmesser 1941’de tahliye edilir,

Ancak hapishaneden direkt olarak cepheye gönderilmiş.

Sonrası ise meçhul…

Eşi Irma Eckler ise Gestapo tarafından derdest edilerek,

1938’de Fuhlsbüttel adında bir hapishaneye atılmış,

Ve

Kayıtlara göre, 1942 yılında bir “ötenazi merkezinde” hayatı son bulmuştur.

Akabinde ,

Ebeveynsiz kalan çocukları Ingrid ve Irene de birbirlerinden ayrılmak zorunda kalır.

Ingrid’in büyük annesiyle beraber yaşamasına izin verilse de,

Irene öncelikle yetimhaneye gönderilip, daha sonra koruyucu bir ailenin yanına verilir…

Aradan uzun yıllar sonra, 1991’de bir Alman gazetesinde yayınlanan bu fotoğrafta çocuklarından biri tamamen tesadüf eseri babasını tanıyor,

Ve,

Kendi hayat hikayelerindeki bilmediği detayları öğreniyor.

Bir düşünsenize,

Babasının resmini gördüğü o ilk anda bir yandan yüreği sıkışıp, gözyaşları içerisinde duyguları sel olurken, öte yandan da ne kadar gurur duymuş olmalı…

Hepimizin cesur olma yeteneği var !!!

Değerlerimiz ve ilkelerimiz ile çelişen bir durum ile karşı karşıya kaldığımızda,

Zor olan seçimi yapmamız,

Ve

Yanlış olana karşı cesaretle dik durmamız gerekiyor !!!

Cesaret Adını Verdiğimiz Şey Nedir Ki?

Cesaret, Arapça “csr” kökünden gelen “casāra” yani, “cesur olma, ataklık” sözcüğünden alıntıdır.

Genel olarak korkmamak gibi algılıyoruz,

Oysa ki TDK Güncel Türkçe Sözlük de cesaret:

• Güç veya tehlikeli bir işe girişirken, kişinin kendinde bulduğu güven

• Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği

• Cüret

• Atılganlık olarak tanımlanmış.

Yani ,

Aslında cesaret korkusuzluğun karşıtı değil…

Bu durumu Prof Dr Sinan Canan o kadar güzel açıklamış ki:

“Korku duygusunun yokluğu bir sorun, bir hastalıktır. 

Yaşamı devam ettirmek için korku önemlidir. 

İnsan olan; bilinmeyenden, riskten, ölüm tehlikesinden ve belirsizlikten korkar. 

Bu doğal ve sağlıklı olandır. 

Ama adına cesaret dediğimiz yetenek sayesinde insan, korkutucu durumlara diğer canlıların veremediği tepkileri verebilir.”

Özetle,

Cesaret, korku duygusu varlığında kişinin kendinde bulduğu güven, yüreklilik ve gözü peklik ile atağa geçebilme halini tanımlıyor.

Her canlı korkar,

Hayatın doğal akışı bunu gerektirir.

Minik bir serçe sizi gördüğü an korkar kaçar.

Sizin korktuğunuz bir köpek ise üzerine emin adımlarla yürüyen bir diğer kişiden korkar,

Olmadı, kendinden iri olan başka bir köpekten korkar,

Hiç olmadı, bir kurt ile karşı karşıya kaldığında korkar.

O kurt da esasen aslandan korkar.

Korkusuz sandığın aslan, dereden geçerken timsahın saldırısından korkar.

Ve,

İlkel beyin korku duygusu ile karşılaştığında her zaman aynı temel refleksi verir:

Savaş ya da kaç dostum!!!

Oysa,

Cesaret adını verdiğimiz durum yalnızca insana özgü bir değerdir,

Çünkü,

Korkunun varlığında harekete geçebilme yetisidir cesaret adı verilen kavram.

Hayvanlar ise onları korkutan bir şeyin üzerine gitme yeteneğine sahip değillerdir.

Bir hayvanın, çıkış yolu bırakmayacak şekilde köşeye sıkıştığında üzerinize atlaması cesaretten değil, 

Aşırı “sempatik sistem” aktivasyonuna bağlı otomatik bir savaş-kaç tepkisi ve hayatta kalabilme kaygısından dolayı gerçekleşir.

Oysa…

Cesaret bir refleks değildir!!!

Cesaret yapmak zorunda kaldığımız bir mecburiyet değildir.

Cesur olabilmek bir tercihtir,

Çünkü,

O cesareti gösteremesek dahi, hayatta kalabileceğimiz bir senaryo söz konusudur.

Çünkü,

Cesaret bir erdemdir,

Ve,

Önünde şapka çıkartılmasını hak eder!!!

Başkalarının inançlarının, kendinizinkinden ödün vermeniz için size baskı yaptığı bir durumla karşı karşıya kalırsanız, ne olursa olsun cesur olun;

En sıradan halimizde bile,

Cesaret ve inanç, bizim her şeye karşı gelebileceğimiz yegane gücümüzdür !!!

Selam vermek için kolunu kaldırmadan kalabalığın arasında duran August Landmesser ’in aklından neler geçtiğini,

Neler hissettiğini,

Ya da,

Fotoğraf çekildikten sonra ne yaptığını,

Yahut,

Başına nelerin geleceğini, nelerle baş etmek zorunda kalacağını düşünüp düşünmediğini hiç kimse bilemez…

Ancak,

O fotoğrafın yayınlandığı zamandan beri biz onu, Nazi selamı vermeyi reddeden cesur adam olarak tanıyoruz!!!

Ve,

Hikayesini öğrendiğimizde bu hiç tanımadığımız cesur adama karşı bir saygı, sevgi ve sempati uyanıyor içimizde…


Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir:

Yalnızca yeni yayınlanan yazılardan

haberdar olmak için

PaylaşıYorum listesine katılın…


August Landmesser’in hikayesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir